ÜRETTİĞİN İŞİ TAM VE ZAMANINDA YAP

Makaleler

Mali Analiz

 

Mali Analiz: Bir işletmenin mali durumunu mali yönden gelişiminin yeterli olup olmadığını açışından fikir elde etmek amacı ile mali tablo kalemlerindeki değişikliklerin kalemler arasındaki ilişkilerin zaman içerisinde göstermiş oldukları eğilimlerin incelenmesi ve finansal karar alıcıların yatırım kararlarında kullanabilecekleri tahmini verilere dönüştürülmesi amacıyla gerçekleştirilen faaliyetlerdir.

 

Mali analiz teknikleri temel mali tablolar olan bilanço ve gelir tablosuna uygulanır.

 

MALİ TABLOLAR ANALİZ AÇISINDAN TAŞIMASI GEREKEN ÖZELLİKLER:

 

1) Mali Tablolar ulusal ve uluslar arası muhasebe standartlarına göre hazırlanmış olmalıdır.

 

2) Analize konu olan tabloların muhasebenin standartlarına göre hazırlanmış olmalıdır.

 

3) Analize konu olan mali tabloların tek düzen hesap planının mevcut olduğu bir ortamda hazırlanmış olması gerekir ve bu bilgilerin güvenilir bilgi olması gerekir.

 

4) Analiz sonuçlarının karşılaştırılıp yorumlanabilmesi için standartların belirlenmiş olması gerekir.Bu standartlar;

 

a) Sanayi Standartları (İşletmenin içinde bulunduğu sektör için ortalama

olarak hesaplanan değerler)

 

b) Tarihi Standartlar (İşletmenin geçmiş yıllardaki verileri dikkate alınarak

hesaplanan standartlardır.)

 

c) Bütçe Standartları (İşletmenin cari dönemdeki bütçelerini dikkate alınarak

 belirlenen standartlardır.)

 

d) İdeal veya Hedef Standartlar (İşletmenin içinde bulunduğu sektördeki en

başarılı firmalar verileri dikkate alınarak hesaplanan standartlardır.)

 

 

ANALİZ ÇEŞİTLERİ (TÜRLERİ):

 

A)   AMACINA GÖRE ANALİZ TÜRLERİ:

 

 

1-      YÖNETİM ANALİZİ:  İşletme yöneticilerinin alacakları kararlara dayanak olacak

verilerin hazırlanması amacıyla yapılan analizdir.

 

Gerçekleştirilen bu analizde bir bütün olarak işletme faaliyetlerinin başarıya ulaşılıp

ulaşmadığı çeşitli bölüm ve mamüllerle ilgili verimlilik durumu, hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı ulaşılmamışsa bunların nedenleri işletmenin sektör içindeki yeri ve payı ürün bileşenleri ve fiyatlandırma politikaları gibi her aşamasında doğru ve düzeltici kararlara ulaşılması hedeflenir. Yapılan bu analizde mali raporların yanı sıra iç raporlarda yer alan verilerde kullanılır.

 

 

2-      KREDİ ANALİZİ : İşletmeye kredi sağlayanlar ile işletmelerde ticari ilişkilerde

bulunan özellikle kredili mal satan firmalar mali durumu ve işletmenin  borç ödeme gücünü tespit etmek amacıyla yapılan analizdir.

 

Kredi analizinde işletmenin dönen varlıkları ile kısa vadeli yabancı kaynakları ile

ilişkiler çok önemlidir. Bu nedenle bu analiz yapılırken bu iki kalem arasındaki ilişkiyi dikkate analiz teknikleri uygulanır. Bunlara destek olmak amacıyla gelir tablosunda yer alan kalemler kullanılarak işletmenin kârlılığı alacak ve stok devir hızlarının değerleri dikkate alınır. Tüm bunların yanı sıra yöneticilerin nitelikleri ve sektördeki değişmelerde dikkate alınmalıdır.

 

 

3-      YATIRIM ANALİZİ: İşletmenin mevcut ve potansiyel ortakları ile işletmeye

yatırım yapmayı düşünenlerin ayrıca işletmeye uzun vadeli borç sağlayanların yaptırdıkları analizdir.

 

Yukarıda sağlamış olduğu kurumlar işletmenin sürekliliği yatırımın güvencesi kârlılığı gelecekteki kazanma gücü ve hisse senetlerindeki değer artışlarını tespit etmek amacıyla bu analizi yapar. Ortaklar veya ortak olmayı düşünenler bu analiz için gerekli bilgilere mali tablolardan ve bunların analizinden ulaşır. Uzun vadeli borç sağlayanlar ise işletmenin borç ödeme gücü ile ilgilenirler ve yine aynı verileri kullanırlar.

 

B- KAPSAMINA (YAPILIŞINA)  GÖRE ANALİZ TÜRLERİ 

 

 

1- STATİK ANALİZ: İşletmenin belirli bir tarihte düzenlemiş veya belirli bir döneme ait mali tablo kalemleri arasındaki ilişkileri tespit edilip incelendiği analizdir.Diğer bir ifadeyle işletmenin tek bir dönemine ait finansal veriler bu analize konu olur.

 

 

2- DİNAMİK ANALİZ: İşletmenin birbirini izleyen dönemlere ait finansal verilerin ve göstermiş oldukları verileri birbiriyle karşılaştırmak üzere gerçekleştirilen analizdir.

 

C- ANALİSTÇİNİN STATÜSÜNE GÖRE;

 

 

1- İÇ ANALİZ : Analizi yapan analistçi işletmenin içinden biridir. Ve bu analiz türünde işletmenin finansal verilerinin yanı sıra gerekli duyulan her türlü veri işletme içinden elde edilebilir.

 

2- DIŞ ANALİZ : Analizci işlemenin dışından biridir ve sadece işletmenin vermekte arzulu olduğu verileri kullanarak bu analizi gerçekleştirmek durumundadır.

 

 

MUHASEBENİN TEMEL KAVRAMLARI VE ANALİZ AÇISINDAN TAŞIDIĞI ÖNEM

 

 

*** SOSYAL SORUMLULUK KAVRAMI:

 

Bu kavram muhasebenin  işlerini yerine getirme konusundaki sorumluluğunu belirlemek muhasebenin kapsamını, anlamını, yerini ve amacını göstermektedir.Bu kavram muhasebe organizasyonunda uygulamanın yürütülmesinde ve mali tabloların düzenlenmesinde belirli bir kişi yada grubun değil tüm toplumun çıkarlarının gözetilmesi ve dolayısıyla bilgi üretiminde gerçeğe uygun tarafsız ve dürüst davranılmasını ifade eder.

           

Mali tablolara analizinden faydalana bir çok grup vardır. Analize tabi olan mali tabloların gerçeği dürüst bir şekilde yansıtmasının yanı sıra belirli bir grubun çıkarları  doğrultusunda hazırlanmamış olmaları analiz sonuçlarıyla ilgilenen herkese işletmeyle ilgili gerçek bilgilerin aktarılabilmesini sağlamaktadır.

 

 

               *** DÖNEMSELLİK KAVRAMI:

 

 Bu kavram işletmenin sürekliliği gereğince sınırsız kabul edilen ömrünün belli dönemlere bölünmesi ve her dönemin faaliyetlerinin diğer dönemlerden ayrı olarak saptanması demektir.

           

Mali analiz açısından gelir ve giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi bunların aynı dönemin maliyet ve zararlarıyla karşılaştırılarak hem o dönem için hemde zaman içinde değişimlerin ve gösterilen trendleri belirlemesine olanak tanır.

 

              

*** TUTARLILIK KAVRAMI:

 

 Bu kavram muhasebe uygulamaları için seçilen politikaların birbirini izleyen dönemlerde de değiştirilmeden uygulanması gerektiğini ifade eder.

 

Bu kavram benzer olay ve işlemlerde kayıt düzeni ile değerleme ölçülerinin değişmediğinin ve mali tablolarda biçim ve içerik olarak tek düzenin olduğunu öngörür. Ancak geçerli durumlarda uygulamalar değiştirilebilir. Bu değişiklikler ve yaratacağı parasal sonuçlar açıklayıcı bilgilerde verilmektedir.

 

Mali analiz açısından karşılaştırılabilirlik önemlidir.Bu neden ile mali tabloların yıldan yıla değişmeden uygulanması analizde yanıltıcı sonuçların oluşmasını engeller. Eğer böyle bir değişiklik yapılmışsa yarattığı sonuçlar analizde ve yorumunda dikkate alınabilir.

 

 *** İHTİYATLILIK KAVRAMI:

 

 

Bu kavram muhasebe olaylarında temkinli davranılmasını ve işletmenin karşılaşabileceği risklerin göz önüne alınmasını ifade eder. Bu kavram gereği işletmeler muhtemel gider ve zararları için karşılık ayırırlar. Muhtemel gelir ve kârları için ise gerçekleşene kadar bir işlem yapamazlar.

 

İşletmenin karşılaşabileceği risklerin azaltabilmesi için güçlü bir mali yapıya ihtiyacı vardır. Ve yapılan analizin amaçlarından biri işletmenin mali gücünü ölçmek olduğundan analizci işletmeyi zayıflatabilecek ve bu kavrama ters düşecek durumların olup olmadığını araştırmak ve yorumlamak zorundadır.

 

          PARAYLA ÖLÇÜLME KAVRAMI:

 

 Bu kavram parayla ölçülebilir iktisadi olay ve işlemlerin muhasebeye ortak bir ölçüt olarak yansıtılmasını öngörür ve muhasebe işlemleri ulusal para cinsinden yürütülür.

 

Mali analiz açısından özellikle yüksek enflasyon dönemlerinde bunların mali tablolar üzerinde etkileri dikkate alınarak yorumlanması gerekir. Bu da ancak ortak bir ölçüt olarak ulusal para biriminin kullanılması gerekir.

 

 

SÜREKLİLİK KAVRAMI :

 

Bu kavram bize işletme faaliyetlerinin bir süreye bağlı olmaksızın sürdüreceğini ifade eder. Bu nedenle işletmenin ömrü işletme sahiplerinin ve hissedarlarının yaşam süresine bağlı değildir ve bu kavram maliyet kavramının esasına dayanır. Buda analizde doğru sonuçların alınabilmesi için önemli bir kavramdır.

 

 

KİŞİLİK KAVRAMI:

 

 

 İşletmede oluşturulan tüm değerler muhasebenin bu kavram ışığı altında işletmenin sahiplerinden, ortaklarından, yöneticilerinden, personelinden ve diğer ilgililerden ayrı bir kişiliğe sahip olduğunu gösterir. Ve bu kavram tüm muhasebe işlemlerinin bu kişilik adına yürütülmesini öngörür.

 

Mali Tablolar işletmenin mali durum ve faaliyet sonuçlarını gösterir. İşletmenin ortak ve yöneticilerinin mali olanakları bu tablolarda yer almaz. Buda analizin işletmenin kişiliği adına yapıldığını gösterir.

 

 MALİYET ESASI KAVRAMI:

 

Bu kavram para mevcudu, alacaklar ve maliyetinin belirlenmesi uygun ve mümkün olmayan tüm varlıklar hariç işletme tarafından edinilen varlıkların ve hizmetlerin muhasebeleştirilmesinde bunların maliyet bedellerinin esas alınması gerektiğinin ifade edilmesidir.

 

Enflasyonist ortamlarda işletme kârları bozulmakta ve gerçek olmayan değerler oluşmaktadır. Ancak uygulanacak olan yeniden değerleme ile düzeltilmiş maliyetler oluşturularak analizci enflasyonun bozucu etkilerini ortadan kaldırır.

 

 

TARAFSIZLIK VE BELGELENDİRME KAVRAMI:

 

Bu kavrama muhasebe kayıtlarının gerçek durumunu yansıtan ve usulüne göre düzenlenmiş objektif belgelere dayandırılması ve muhasebe kayıtlarına esas yöntemlerin seçilmesini tarafsız ve önyargısız davranılması gerektiğini gösterir.

 

Analizde mali tabloların güvenilirliği önemlidir. Bu da ancak muhasebe verilerinin yasalarca öngörülmüş belgelere dayandırılmasıyla mümkündür.

 

 

TAM AÇIKLAMA KAVRAMI:

 

Bu kavram mali tablolardan yararlanacak olan kişi ve kuruluşların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve anlaşılabilir açıklamaların olmasını ifade eder.

 

Ülkemizde uygulamakta olan tekdüzen hesap planına uygun davranılmasıyla birlikte tam açıklama kavramı gerçekleşmiş olacak ve analizde yanıltıcı sonuçlar ortaya çıkmayacaktır.

 

 

ÖNEMLİLİK KAVRAMI:

 

 Önemlilik kavramı bir hesap veya mali bir olayın nispi ağırlık  ve değerinin mali tablolara dayanarak yapılacak değerlemeleri veya alınacak kararları etkileyebilecek düzeyde olmasını ifade eder.

 

İşletmeyi etkileyen veya etkileyecek olan bazı olayların mali tablolarda yer almaması durumunda analiz sonucunu kullanacak olanlar yanıltılmış olur.

 

 

ÖZÜN ÖNCELİĞİ KAVRAMI:

 

 İşlemlerin muhasebeye yansıtılmasında ve bunlara ilişkin değerlemelerin yapılmasında biçimde çok özlerin esas alınması gerektiğini ifade eder. Ve her zaman öz biçime göre öncelik taşır.

 

Analiz açısından da bu kavram önemli ve geçerlidir. Analiz sonucunda elde edilen değerlere ilave ve daha dinamik veriler eklendiğinde mali tabloların göründüğünden daha farklı sonuçlar yaratması mümkündür.

 

KARŞILAŞTIRMALI TABLOLAR ( YATAY VEYA MUKAYESELİ ) ANALİZİ

 

 

İşletmenin aynı uzunluktaki birbirini izleyen iki veya daha fazla döneme ait finansal tabloların karşılaştırılarak elde edilen sonuçların her bir kalem bakımından zaman içerisinde göstermiş olduğu değişimin incelendiği analizdir.

 

 

Bu analiz tekniği finansal tablolara uygulandığında her bir kalem için mutlak değişim ve oransal değişimler hesaplanır ve bunlara analiz sonuçları adı verilir.

 

 

                       MUTLAK VE ORANSAL FARKLARIN HESAPLANMASI

 

 

A)   BAZ YIL YÖNTEMİ: Bu yönteme göre karşılaştırılan yıllardan biri baz yıl seçilir. Ve her bir kalemin baz yıla göre mutlak ve oransal değişimleri hesaplanır.

 

 

B)   ÖNCEKİ DÖNEM YÖNTEMİ: Bu yönteme göre her yılın kendinden önce gelen yıla göre mutlak ve oransal değişimleri hesaplanır.

 

 -

 +  MUTLAK FARK :  SON YIL - İLK YIL

 

-

 +  ORANSAL DEĞİŞİM :  SON YIL - İLK YIL  x   100

                                                         İLK YIL

 

 BİLANÇONUN YORUMLANMASINDA  İZLENECEK YOLLAR

 

1-   Bu analiz tekniğinin yorumu neden-sonuç ilişkisine dayanır.

 

Artış Nedeni                                                        Azalış Nedeni

                                                                                                                                 

Varlık Kalemi         1- Bir varlık kalemindeki  artış          1- Diğer bir varlık kalemindeki artış  Dönen ve Duran  varlık kalemindeki azalıştır.                                                                          

     Varlıklar                   2-Kaynak unsurundaki bir artış.         2- Kaynak unsurundaki bir azalış

 

 

Kaynak Kalemi       1-Diğer bir kaynak kalemindeki        1- Diğer bir kaynak kalemindeki

KVYK,UVYK            Azalış                                                     Artış

 ÖZKAYNAK       2-Varlık kalemindeki Artış         2- Varlık kalemindeki azalış 

 

 

2-   Yorum yapılırken kesinlikle kesin yargılarda bulunulmamalıdır.

 

3-   Yoruma ilk olarak dönen varlıklardaki mutlak ve yüzdesel değişimler ifade edilerek başlanır, aynı paragrafta kısa vadeli yabancı kaynaklardaki aynı değişmeler belirtilir. Net Çalışma Sermayesine ilişkin oluşan sonuç ve ifade ettiği anlam verilir.

 

 

4-   Daha sonra dönen varlıklar ile duran varlıklardaki değişmeler belirtilir ve karşılaştırılır.

 

5-   Borçlardaki değişmeye bakılarak öz kaynaktaki değişmeler dikkate alınıp hepsi birlikte yorumlanır.

 

 

6-   Kısa ve Uzun Vadeli borçlardaki değişmeler belirtilerek yorumlanır.

 

7-   Daha sonra dönen varlığın detayına bakılarak çok önemli değişmeler gösterir ve bir sonucun nedeni olarak söyleyebileceğimiz değerler üzerinde yorum yapılır.

 

 

8-   Duran varlıklar aynı işleme tabi tutulur.

 

9-   Öz kaynak yapısı aynı işleme tabi tutulur.

 

 

10- Mutlaka bir sonuç paragrafı yapılmalı ve bu paragrafta tespit edilen sorunlar belirtilmeli ve alınabilecek önlemler konusunda tavsiyelerde bulunulmalıdır.

 

ÖRNEK 1:

 

İşletmenin dönen varlıkları 8.465.199 TL’lik ve %55’lik artış gösterirken kısa vadeli yabancı kaynak toplamında 534.094 TL’lik ve %3’lük bir artış görülmektedir. Bu değerle bakıldığında cari dönemde net çalışma sermayesinde bir artış olduğu görülmektedir. Gerçekleşen bu artış işletmenin likitide yapısını güçlendirdiği ve kısa vadeli borç ödeme gücünü arttırdığı şekilde yorumlanabilir.

 

İşletmenin dönen varlıklarındaki artış aktif toplamında gerçekleşen 14.974.423 TL’lik ve %46’lık artış içinde duran varlıklara göre daha fazla bir paya sahip olmuştur. Bu durum işletmenin 2000 yılındaki kaynaklarını ağırlıklı olarak dönen varlık yatırımında kullandığı buna karşılık duran varlık yatırımı yapıldığı şeklinde yorumlanabilir.

 

İşletmenin toplam borçları 6.698.730 TL’lik ve %27’lik bir artış gösterirken özkaynaklarında 8.275.693 TL’lik ve %107’lik bir artış olduğu görülmektedir. Bu durum finansal yapılanma olarak cari dönemde daha çok özkaynak ağırlıklı finansman politikasının tercih edilmeye başlandığı şeklinde yorumlanabilir.

 

Değerlendirilen bu bilgilere göre kısa vadeli yabancı kaynak değişim 6.164.632 TL’lik ve %67’lik uzun vadeli yabancı kaynak artışı dikkate alındığında toplam kaynaklar içinde özkaynakların cari yılda artış göstermesi yabancı kaynaklarda uzun vadeli yabancı kaynak kullanımının artması işletmenin sağlıklı bir finansman yapısı oluşturduğu izlenimini vermektedir.

 

Dönen varlıkların detayına bakıldığında menkul kıymetlerin 141.891 TL’lik %2996’lık bir artış göstermesi işletmenin elindeki likit fonları menkul kıymetlere bağladığı ve bununda likit fonları menkul kıymetlere bağladığı ve bununda yüksek bir oranda gerçekleştiği söylenebilir.

 

Duran varlığın detayına bakıldığında görülen %38’lik artışın MDV alımından kaynaklandığı olaya özkaynak ve uzun vadeli yabancı kaynaklardaki artışla birlikte bakıldığında varlıkların vade yapısıyla kaynakların vadesi yapısında bir dengenin sağlandığı söylenebilir. Ve böyle bir durum işletmenin finansman açısından herhangi bir riskle karşılaşma olasılığının zayıf olduğu şeklinde yorumlanabilir.

 

Özkaynaklar da görülen %107’lik artışın detayına bakıldığında %131 MDV Yeniden değerleme artışı olduğu ayrıca özkaynak içinde yer alan otofinansman kalemlerinde hem mutlak hemde yüzdesel artışlar olduğu görülmektedir. Bu durum işletmenin otofinansman yapısını güçlendirdiği şeklinde yorumlanabilir.

 

İşletmenin dönem net karında 1.574.828 TL’lik ve % 12127 oranındaki artış karın önemli bir ölçüde arttırıldığını göstermektedir. Ancak bu olumlu gelişmeye rağmen şüphe uyandıran nokta menkul kıymetlerdeki aşırı artışa dayanarak net karın oluşumunda faaliyet karının aldığı paydır.

 

Sonuç olarak işletme finansal riskinin bir önceki döneme nazaran azaltmış varlık kaynak vade yapısını dengelemiş net karlılığını önemli ölçüde arttırmış likitidesi yüksek ve otofinansman ağırlıklı politika seçmiş görünümüne sahiptir.

 

  

ÖRNEK2

 

     İncelenen işletmenin dönen varlıkları %49’luk artış gösterirken kısa vadeli yabancı kaynaklardaki artış %348 olarak gerçekleşmiştir. Cari dönemde kısa vadeli yabancı kaynaklar hem mutlak hem de oransal olarak dönen varlıklara göre daha fazla artış göstermiş ve bu durum net çalışma sermayesinde 98 senesi verilerine göre %67’lik gibi önemli düzeyde azalışa neden olmuştur. Gerçekleşen bu değer işletmenin likitide yapısında ciddi bir zayıflama ve kısa vadeli borç ödeme gücünde bir risk oluşturduğu şeklinde yorumlanabilir.

İşletmenin ticari alacakları %10’luk bir artış gösterirken ticari borçlarda meydana gelen %515’lik bir artış likitide ortaya çıkan olumsuz bir gelişmenin nedeni olduğu izlenimini vermektedir.

 

İşletmenin ticari alacaklarındaki artış stoklarda gerçekleşen %123’lük artışla değerlendirildiğinde işletmede bir satış sorunu yaşandığı izlenimini vermektedir. Ancak pasif yapıda yer alan sipariş avanslarında meydana gelen kısa vadeli yabancı kaynaktaki artışın büyük bir kısmını oluşturan %3036 olarak gerçekleşen artış işletmenin satış konusunda bir sorun yaşamadığı gerçeğini göstermektedir.

 

Ayrıca menkul kıymetlerde gerçekleşen %99’luk azalış ve hazır değerlerde oluşan %155 artış işletmenin daha likit varlıklara yöneldiği şeklinde yorumlanabilir.

Pasif yapıya bakıldığında kısa vadeli yabancı kaynaktaki artışın en büyük nedeninin alınan sipariş avanslarından oluştuğu ve bu durumda likitideki azalmanın en önemli nedeni olduğu söylenir.

 

Sonuç olarak işletmenin likitidesindeki önemli düzeyde meydana gelen azalma kısa vadeli yabancı kaynak artışının yaklaşık yarısını oluşturan alınan sipariş avansıyla değerlendirildiğinde işletmenin gelecekte bir likitide sorunuyla karşılaşma ihtimalinin düşük olduğu ve yine aynı kaleme dayanarak rekabet gücünün yüksek olduğu şeklinde yorum yapılabilir.

 

 

 ÖRNEK3:

 

İşletmenin brüt satış kârı % 165 faaliyet karı % 156, olağan kar % 444, dönem kârı %562 dönem net kârıda %461’lik oranında bir önceki dönem verilerine göre cari dönemde artış göstermiştir. Rakamlarda gerçekleşen bu artışlar oldukça yüksek düzeyde oluşmasına rağmen bu başarının desteklenebilmesi ve sağlıklı bir yoruma ulaşılabilmesi için sektör verilerinin bütçe hedeflerinin ve enflasyon değerinin verilmesi gerekmektedir.

 

Brüt satışlarda yurtiçi satışlar %83 bir artış gösterirken  yurtdışı satışlar %102’lik artış göstermektedir. Bu durum işletmenin cari dönemde yurtdışı piyasalara ağırlık verdiği şeklinde yorumlanabilir ayrıca mevzuat gereği sübvansiyon vb. değerlerin yer aldığı diğer gelirler kalemindeki %273’lük artış yapılan bu yorumu destekler niteliktedir.

 

İşletmenin faaliyet giderleri %206 düzeyinde bir artış göstermektedir.Bu oran brüt satış karının artış oranından daha fazla bir düzeyde gerçekleştiği için ana faaliyet konusunda kârı gösteren faaliyet karındaki artış %156 düzeyinde gerçekleşmiştir.

 

Ar-Ge maliyetlerinde meydana gelen düşüş dikkat çekici bir unsur olarak görülmektedir.

İşletmenin net satışlarındaki %101’lik artışa rağmen brüt satış kârının %165’lik artış göstermesi kar marjındaki artışın net satışlardaki artıştan daha fazla olduğu şeklinde yorumlanabilir.

  

Faaliyet kârındaki %156 artışa rağmen olağan kârda gerçekleşen %444’lük artış işletmenin giderek faaliyet dışındaki alanlardan kâr elde etme eğilimine sahip olduğu şeklinde yorumlanabilir.

 

Tüm bu verilerden hareketle işletmenin fonlarını ana faaliyetlerin arttırılmasında kullanmak yerine faiz gelirleri gibi yan faaliyetlerde değerlendirmiş olduğu söylenebilir ve böyle bir durum ülkemiz gibi uzun süreli enflasyon sürecinin doğal getirisi olarak değerlendirilebilir.

 

Sonuç olarak dönem net karından ortaya çıkan %461 artış yüksek bir oran olarak gözükmesine karşılık faaliyet karının almış olduğu pay sorgulanabilir niteliktedir. Aynı zamanda dönem net kârında meydana gelen bu artışın net bir başarı olarak edilebilmesi için sektör verileri ve enflasyon değerleriyle desteklemesi gerekir.

 

ÖRNEK4:

 

TREND ANALİZİ YORUMU

 

İşletmenin 8-10 yıllık gibi belirli tarihler arasında gerçekleşen artış ve azalışların baz yıla (temel yıla) göre karşılaştırarak işletmenin uzun süreli eğilimlerinin belirlenmesi amacıyla yapılan dinamik bir analizdir.

 

 

Kalemin Diğer Yıldaki Tutarı

________________________  x  100

 

Baz Yıl ( Temel Yıl)

 

·         Baz yıl kabul edilen yıldaki tüm kalemlerin trendi 100 kabul edilir.

·         100’ün üstünde çıkanlar baz yıla göre artışı 100’ün altında çıkanlar baz yıla göre azalışı verir.

·         Baz yılda rakamı olmayan kalemler için diğer yıllarda eğilim yüzdesi hesaplanmaz.

·         Trend’ler 100’e çok yakın yada yıllar itibariyle aynı seyiri gösteriyorsa o kalemin trendi yok demektir.

 

BİLANÇO KALEMLERİ YORUMU

 

1- DÖNEN VARLIKLAR- KISA VADELİ YABANCI KAYNAK; Net Çalışma Sermayesinin yeterliliği, kısa vadeli borç ödeme gücü ve günlük faaliyetlerin sürdüğü ya da sürdürülmediği konusunda bilgi verir.

 

Dönen Varlıklar  Artış KVYK Azalış   ( Olumlu )

Dönen Varlıklar  Azalış            KVYK Artış     ( Olumsuz )

 

2-YABANCI KAYNAK – ÖZ KAYNAK; Kaynak yapısının gelişimini, mali gücü, alacakların emniyet marjını ve varlıklar üzerindeki söz hakkını gösterir.

                       

                        Yabancı Kaynaklar  Azalış   Öz kaynaklar   Artış  (Olumlu)

                        Yabancı Kaynaklar Artış     Öz kaynaklar   Azalış (Olumsuz)

 

3- MDV – ÖZ KAYNAK ; Öz kaynağın MDV finansmanına yetip yetmediğini ve borçlanmaya gidilip gidilmediğini gösterir.

 

                        Öz kaynak    Artış                    MDV de öz kaynaktan az bir Artış  (Olumlu)

                               Öz kaynak    Artış-Azalış   MDV de  Artış  (Olumsuz)

 

4- STOKLAR - TİCARİ BORÇLAR ;Stokların peşin mi kredili mi alındığının ticari borçların ödenip ödenmediğini ve borçlarda bir ağırlaşmanın yaşanıp yaşanmadığını gösterir. İşletmede ticari borçlar azalırken stoklarda artış yaşanıyorsa işletmenin peşin alış yaptığını ve ticari borçlarını ödeyebildiğini gösterir tam aksi durum ise olumsuz yorumlanır.

 

 

GELİR TABLOSU KALEMLERİ YORUMU

 

 

BRÜT SATIŞLAR-NET SATIŞLAR: Satış iade ve iskonto indirimlerin olup olmadığını gösterir. İstenilen net satışların trendinin brüt satışlara eşit yada çok yakın olmasıdır.

 

NET SATIŞLAR – SATIŞLARIN MALİYETİ: İşletmenin fiyatlandırma politikasının maliyetlerin kontrol altında olup olmadığını ve yeterli bir brüt satış kârının ulaşılıp ulaşılmadığını gösterir.

 

NET SATIŞLAR – FAALİYET GİDERLERİ : Faaliyet giderlerini karşıladıktan sonra dönem kârına katkı sağlayacak faaliyet kârına sahip olunup olunmadığını gösterir.

 

NET SATIŞLAR – FİNANSMAN GİDERLERİ: Finansman giderlerinin kontrol edilip edilemediğini borç faiz yükünü ve borçlanma şeklini gösterir.

 

NET SATIŞLAR – DÖNEM NET KARI: İşletmenin ekonomik ve finansman maliyetleri sonucunda gerçekleşen net satışlar karşılığında dönem net karının dönüşen değerin eğilimini gösterir.

 

BİLANÇO VE GELİR TABLOSU İLE İLGİLİ KALEMLER

 

 

NET SATIŞLAR – DÖNEN VARLIKLAR: Dönen varlıkların etkin kullanılıp kullanılmadığının işletmenin likitide yapısını ve dönen varlık devir hızını gösterir. Net Satışların artış eğiliminin dönen varlıklardan daha fazla olmasını istenir.

 

NET SATIŞLAR – TİCARİ ALACAKLAR: İşletmenin kredili satış politikasını gösterir ayrıca alacakların vade ve tahsilat durumunu alacak devir hızını ve tahsil süresini gösterir.

 

NET SATIŞLAR – STOKLAR: İşletmenin stok politikasını stoklanma giderlerinin kontrol edilip edilmediğini ayrıca stok devir hızını ve stokta kalma süresini gösterir.

 

NET SATIŞLAR – MDV : Varlıklar ile satışların uyum içinde olup olmadığını işletmenin kapasite kullanımı hakkında ve yatırımın verimliliği hakkında ayrıca yapılan yatırımın geri dönüp dönmediği konusunda bilgi verir.

 

 

ÖRNEK 5:

 

 Dönen varlıkların eğilim trendine bakıldığında T2 yılında baz yıla göre küçük bir düşüş T, yılından itibaren ise hızlı bir artış eğilimi olduğu görülmektedir. Kısa vadeli yabancı kaynaklarda ise T2 yılında küçük bir artış T3 yılından itibaren ise bir azalma trendi olduğu görülmektedir.

 

İki kalem arasında ilişki dikkate alındığında oluşan trendler işletmenin kısa vadeli borç ödeme açısından olumlu bir gelişme içinde olduğunu ve likitidenin dönemler itibariyle giderek güçlendiğini söylememize olanak tanır.

 

Uzun vadeli yabancı kaynakta T2 yılından itibaren bir artış trendine girildiği görülmektedir. Bu durum ilk etapta kısa vadelideki azalma trendinde dikkate alındığında kısa vadeli borcun belirli bir faiz yüküne katlanılarak uzun vadeliye çevrilmiş izlenimini vermektedir. Ancak analizi yapılan işletmenin yıllar itibariyle güçlenen bir likitide yapısına sahip olması böyle bir yorumu engeller niteliktedir.

 

Duran varlıkların T4 yılına kadar bir trende sahip olmadığı görülmektedir. T4 yılından itibaren ise artış söz konusudur. Bununla birlikte öz kaynaklar T2 yılında bir azalma T3 yılından itibaren ise bir atıl trendi içindedir.

 

Uzun vadeli yabancı kaynakların artış eğiliminin öz kaynaklardan daha fazla gerçekleşmiş olması duran varlıkların finansmanında daha çok uzun vadeli yabancı kaynak kullandığı şeklinde yorumlanabilir.

 

Sonuç olarak işletmenin yıllar itibariyle güçlenen bir likitide yapısına sahip olduğu görülmekte buna karşılık duran varlıkların finansmanında daha çok uzun vadeli yabancı kaynak kullanıyor olması işletmeye bir faiz yükü getireceğinden çözüm getirilmesi gereken bir nokta olarak görülmektedir.

 

İşletmeye öz kaynak yapısını güçlendirerek öz kaynak ağırlıklı bir finans politikasını tercih etmesi önerilebilir.

 

ÖRNEK6 :

 

İşletmenin brüt satışları ile net satışlarındaki artış trendi ve bunun sebebi olarak görülen satış indirimlerinde özellikle T4 dönemindeki azalış eğilimi işletme adına başarılı bir sonucun ifadesidir. Ancak sağlıklı bir yorum için enflasyon oranlarının bütçe verilerinin ve benzer işletme sonuçlarının dikkate alınması gerekir.

 

Satışların maliyeti T2 yılında görülen net satışların trendinden daha yüksek gerçekleşmiştir. Böyle bir trend işletmenin maliyetler üzerinde iyi bir kontrol gücüne sahip olamadağı şeklinde yorumlanabilir ve bunun sonucunda T3 yılından itibaren net satışlara nazaran brüt satış karında daha düşük bir artış trendi gerçekleşmiştir.

 

Faaliyet giderlerinde T2 yılından itibaren gerçekleşen yüksek artış trendi faaliyet kârındaki düşük trendinin nedeni olarak yorumlanabilir.

 

Diğer faaliyetlerden olağan gelir ve kârlarda düşüş yaşanması ve finansman giderlerindeki artış trendinin net satışların artış trendinin altında kalması olağan kârın T3 yılından itibaren artış trendine girmesi olarak yorumlanabilir.

 

Olağandışı trendlere bakıldığında gerçekleşen değerlerin nispi kârı etkileyecek düzeyde olmadığı söylenebilir.

 

Dönem net kârına bakıldığında T3 yılından itibaren görülen artış trendi olumlu karşılanmakla birlikte net bir ifade için enflasyon verilerinin benzer işletme sonuçlarının ve bütçe verilerinin bilinmesi gerekir.

 

       DİKEY ANALİZ ( YÜZDE YÖNTEMİYLE ) ANALİZ        

 

           Bu analiz tekniğinde mali tablolarda yer alan bir kalemin genel toplam ve grup toplamına göre gelir tablosunda ise net satışlar karşısında oransal büyüklükleri araştırılır.

 

BİLANÇONUN HESAPLANMASI

 

GRUP TOPLAMINA GÖRE  = Kalemin Tutarı x 100

DİKEY YÜZDE                                   Grup Toplamı

 

 

GENEL TOPLAMINA GÖRE = Kalemin Tutarı  x 100

DİKEY YÜZDE                                   Aktif Toplamı=Pasif Toplamı

 

Grup toplamına göre dikey yüzde hesaplanırken grup toplamlarının dikey payı %100 kabul edilir.Genel toplama göre dikey yüzde hesaplanırken aktif veya pasif toplamının payı 100 kabul edilir.

 

NOT: Bilançoda indirimi olan kalemler gerek grup gerekse genel toplama net değerleriyle alınır. Bu nedenle negatif dikey yüzde asla olmaz.

 

Gelir Tablosunda dikey yüzdeler bulunurken her bir kalem net satışlara oranlanır ve kalemin net satışlardan aldığı pay

 

Gelir Tablosu = Kalemin Tutarı x 100

                                                           Net Satışlar

 

BİLANÇONUN YORUMUNUN ESASLARI

 

Dikey analize göre bilanço yorumlanırken şu yol izlenir;

 

1-Varlıkların dağılımının incelenmesi

 

Öncelikle dönen varlık ile duran varlıkların aktif toplamından aldığı paya bakılır. Ticaret işletmelerinde dönen varlıkların dikey payını sanayi işlemelerinde ise duran varlıkların dikey payının yüksek olması normaldir.

 

Hemen ardından dönen varlıkların dağılımına bakılır. İstenilen dengeli bir dağılıma sahip olması yani herhangi bir kalemde aşırı yığılmanın olmamasıdır. Ayrıca hazır değer menkul kıymet ve ticari alacakların payının yüksek olması likit yapının güçlü olduğunu gösterir. Stokların likitidesi diğer kalemlere göre daha düşük olduğundan likitideyi bozmayacak büyüklükte olması normal karşılanır.

 

NOT: Devir hızları verilmişse yorumda dikkate alınır.

Duran varlığın dağılımına bakıldığında ise en büyük payın MDV’den oluşması beklenir.

 

2-Kaynak dağılımının incelenmesi:

 

Öncelikle kısa uzun özkaynağın pasif yapıdan aldığı paya bakılır. Özkaynak payının yabancı kaynakların payından yabancı kaynak içindede uzun vadeli yabancı kaynak payından yüksek olması istenir.

Özkaynak dağılımına bakıldığında ise burada oto finansmanı temsil eden dönem kârı geçmiş yıl kârları ve kâr yedeklerinin yüksek olması istenir. İkinci yüksek payın ödenmiş sermayenin oluşturması normaldir.

Sermaye yedekleri yeniden değerleme artışları gibi kalemler fiftik bir unsur oldukları için yüksek pay alması olumlu yorumlanmaz.

3- Varlık Kaynak Kullanımının İncelenmesi;

Bu analizde dönen ve duran varlıkların finansmanına ve bu finansmanın uygunluğuna bakılır. Dönen varlıklar kısa varlıklar kısa vadeli yabancı kaynakla finanse edilmelidir.(NÇS) Ayrıca özkaynaklardaki dönem karından ve uzun vadeli yabancı kaynaklardan dönen varlıkların finansmanına fon aktarabilirse NÇS’de artış yönünde olumlu bir sonuç yaratır.

Duran varlıkların finansmanında özkaynak ve UVYK kullanılması gerekir. Bu uygun finans şekli borçların ödenebildiğini giderlerin karşılanabildiğini ve karlılığın kuvvetli olacağını gösterir.

ÖRNEK 7:

 

 


İşletmenin ana faaliyet konusundaki gayrisafi değerini gösteren brüt satış karı net satışların %21,2’sini oluşturmaktadır. Net Satışların %105,06’sı oranında gerçekleşen brüt satışların değerinden net satışların %5,06’sı şeklinde oluşan satış indirimleri düşüldükten sonra %100 kabul edilen net satışların dikey payına ulaşılmaktadır.

 

Satış indirimlerinin detayı bilinmemekle birlikte iskontadan oluştuğu varsayılırsa işletmenin rekabet avantajı sağlamak amacıyla gerçekleştirdiği iadeden kaynaklandığı varsayılırsa sattığı mallarla ilgili olarak bir kalite sorunu yaşandığı şeklinde yorum yapılabilir.

 

Satışların maliyetinin net satışların %78,8 sini oluşturmuş olmasından dolayı brüt kâr marjında önemli bir düşüş yaşandığı görülmektedir. Gerçekleşen dikey pay işletmenin maliyetler üzerinde iyi bir kontrol gücüne sahip olmadığı şeklinde yorumlanabilir. İşletmeye bu konuda sorunun kaynağını tespit etmesi ve bunları önleyici politikaları uygulaması tavsiye edilebilir.

 

İşletmenin ana faaliyet konusundaki net başarısını gösteren faaliyet karı net satışların %16,8 düzeyinde gerçekleşmiştir.Faaliyet karı üzerinde etkili olan faaliyet giderleri net satışların %4,4 düzeyinde gerçekleşmiştir. Detayı bilinmemekle birlikte faaliyet karının oluşumuna olumlu yönce etki yaptığı söylenebilir.

 

İşletmenin olağan sayılabilecek ve süreklilik gösteren yan faaliyetlerinden oluşanolağan kar net satışların %9,5 olarak gerçekleşmiştir. Bu bölümü oluşturan unsurların detayına bakıldığında diğer faaliyetlerden oluşan olağan gelir ve kârlar ile gider ve zararların olağan kârın oluşumuna bir katkı sağlamadığı söylenebilir. Ancak net satışların %6,7’si olarak gerçekleşen ve olağan kârın azalmasında büyük bir etkisi olan finansman giderleri işletmenin bu gider kalemi üzerinde azaltıcı önlemler olması gerektiği şeklinde bir yoruma sebeb olur niteliktedir. Ve işletmeye tavsiye olarak borçlanma politikasını yeniden oluşturması ve özkaynak yapısını güçlendirmesi söylenebilir.

 

Dönem karı net satışların %11,1 olarak gerçekleşmiştir.Olağan kârdan daha yüksek gerçekleşmesi olağandışı gelir ve kârdan kaynaklanır ve bu payın karlılığı etkileyecek bir düzeyde olmadığı söylenebilir.

 

Her 100 liralık net satışın yaklaşık 11 lirası dönem karına dönüşmüştür. Düşük olarak gözüken bu payın daha sağlıklı bir şekilde yorumlanabilmesi için sektör  verilerinin enflasyon değerlerinin bilinmesi gerekir.

 

Vergi sonrası sonuçları gösteren ve net satışların %6,7 si olarak gerçekleşen dönem net kârının taşıdığı anlam her 100 liralık net satışın yaklaşık 7 lirasının dönem net karına dönüştüğü şeklinde ifade edilebilir. Oluşan bu pay düşük olmakla birlikte kar dağıtım ve otofinansman açısından net bir ifade için sektör verileriyle desteklenmesi gerekir.

 

Sonuç olarak satışların maliyeti ve finansman giderlerinin yüksekliği dönem net kârının payının düşük olmasının temel sebebi olarak görülmeyle birlikte bu konuda maliyetler üzerinde etkili bir politika ve özkaynak ağırlıklı bir finansmana yönelinmesi tavsiye olarak sunulabilinir.

 

 

ÖRNEK8:

 

İşletmenin satış indirimleri %12,33 oranında gerçekleşmiştir. Brüt satışları azaltıcı unsurlardan oluşan bu kalemde gerçekleşen yüksek dikey yüzde detayı bilinmemekle birlikte iadeden kaynaklandığı varsayılırsa kalitenin düşük olduğu iskontodan kaynaklandığı varsayılırsa pazarlama stratejisinde bir sorun olduğu ve pazarlama fonksiyonunun iyi bir şekilde çalışmadığı şeklinde yorumlanabilir.

 

Satışların maliyeti net satışların %84,4 olarak gerçekleşmiştir oldukça yüksek gerçekleşen bu oran işletmenin maliyetler üzerinde etkin bir politikaya sahip olmadığı şeklinde yorumlanabilir. Detayı bilinmemekle birlikte üretim maliyetlerinden kaynaklandığı varsayılırsa üretim teknolojisinin yeniden değerlendirilmesi ve gerekli ise teknoloji değişikliğine gidilmesidir. Ticari malların maliyetinden kaynaklanıyorsa daha düşük maliyet ile elde etme yollarının araştırılması öneri olarak sunulabilir.

 

Satış indirimlerinin ve satış maliyetlerinin yüksek olarak gerçekleşmesi brüt satış karının net satışların yaklaşık %16’sı olarak gerçekleşmesinin temel nedeni olarak görülmektedir.

 

Faaliyet giderlerinin net satışları %5,6’sı olarak gerçekleşmiş olması indirim kaleminin iskontodan kaynaklandığı varsayımı ile desteklenirse işletmenin özellikle pazarlama alanında fazla bir faaliyette bulunmadığı ve satışlarını arttırmak için yeterli bir faaliyet gideri oluşturmadığı şeklinde yorumlanabilir.

 

Faaliyet kârı net satışların yaklaşık %10’nu düzeyinde oluşmuştur. Faaliyet giderlerinin düşük düzeyde kalması faaliyet kârında büyük bir düşüşün yaşanmamasının nedeni olarak söylenebilir.

 

Diğer faaliyetlerden olağan gelir ve karlar net satışların yaklaşık %3’ü gider ve zararlar %0,35 ve finansman giderleride net satışların %3,6 oranında gerçekleşmiştir. Kendi içinde gerçekleşen bu normal dağılım %9,1’lik olağan kâr düzeyinin faaliyet karına yakın olmasının nedeni olarak gösterilebilir.

 

Elde edilen olağandışı gelir ve karlar olağandışı gider ve zararları karşılayabilecek düzeydedir. Bunun sonucu olarak dönem karı %9,32  payla olağan kara çok yakın bir düzeyde gerçekleşmiştir.

 

Dönem karı vergi ve yasal yükümlülük  karşılığı yaklaşık olarak dönem karının %18 oranında gerçekleştirmiştir. Bu oranın mevzuat değerinin altında olması işletmenin herhangi bir muafiyet veya istisnaya tabi olduğu şeklinde yorumlanabilir.

 

Bunun sonucunda her 100 liralık net satışın yaklaşık 8 lirası dönem net karına dönüşmüştür. Oran düşük olmakla birlikte kâr dağıtım ve oto finansman açısından sağlıklı bir yorum için sektör bütçe ve enflasyon verileriyle desteklenmesi gerekir.

 

Sonuç olarak işletme yüksek bir satış indirimi yüksek bir satış maliyeti ve düşük bir kar marjıyla çalışmaktadır. Çözüm olarak indirim kalemindeki sorunu ve gerekli politikaların uygulanması kaliteyi düşürmeden maliyeti düşürücü yöntemlerin uygulanması önerilebilir.

 

RASYO ANALİZİ

 

A) LİKİTİDE ORANLARI:

Likitide oranları işletmenin kısa vadeli borç ödeme yükünü ve net çalışma sermayesini gösterir.

 

1- Cari Oran ( Banker Oranı): :Her bir ytl’lik kısa vadeli borcumuza karşılık kaç ytl’lik dönen varlığa sahip olunduğunu gösterir. İdeal olan bu değerin 2 çıkmasıdır.

 

               1 ila 2 arasında çıkıyorsa net çalışma sermayesi var ama yetersiz demektir.

1’den küçük çıkıyorsa net çalışma sermayesi noksanı söz konusudur.

2’nin çok üzerinde bir diğer oluşmuş ise dönen varlıkların verimli kullanılmadığını söyleyebiliriz.

 

NOT: Sınavda standart verilmemişse yorumu cari oranın 2’ye yakınlığına göre değerlendir. Ayrıca stok ve alacak devir hızlarını dikkate alarak yorumla.

 

Cari oranı hesaplarken bunlara dikkat edilmesi gerekir

·         Dönen varlık dağılımı

·         Dönen varlıkların devir hızı

·         Verilmiş ise kısa vadelinin detayı

·         Verilmiş ise mevsimsel hareketlere piyasa koşullarına ve faaliyetlerle ilgili özel koşullara

 

2- Asit-Test Oran: İşletmenin stokları olmaksızın kısa vadeli borç ödeme gücünü gösterir.İdeal olan bu rakamın 1 olmasıdır. Rakamın 1’in altında düşmesi kısa vadeli borcun ödenmesinde stoklara olan bağımlılığın arttığı anlamına gelir.

                

 

 

3- Nakit oran( Hassas Oran= Disponibilite Oranı) Bu oran bize işletmenin elindeki hazır değerleri ve hızla paraya dönüştürebildiği değerler ile kısa vadeli borç ödeme gücünü gösterir.Bu oranın %20’nin altına inmemesi istenir.

 

Nakit oran faaliyetlerden sağlanan fon girişlerinin durması ve alacakların tahsil edilememesi durumunda işletmenin kısa vadeli borçlarının ne kadarını karşılayabildiğini gösterir.

 

 

NOT: Her bir likitide oranı hesaplanır sektör verileri verilmemişse kabul görülen rakamlar üzerinden tek tek yorumlanır. Ardından üçü birlikte dikkate alınarak grubun taşıdığı anlam üzerinden bir sonuç ifade eder.

 

ÖRNEK:

 

 

 

Likitide oranlarını hesaplayarak yorumlayınız

 

İşletmenin kısa vadeli borç ödeme gücünü gösteren likitide oranlarının 99-00 yıllarındaki oluşan değerlerine bakıldığında işletmenin  cari dönemde likitide yapısını daha güçlü bir duruma getirdiği görülmektedir. Bu oranlardan ilki olan cari oran değeri 2000 yılında 99 yılının yaklaşık iki katı artarak ideal kabul edilen 2 değerine çok yakın bir düzeyde gerçekleşmiştir.

 

Bu oranı tamamlayan ve stokların likitide gücü içerisindeki yerini ifade eden asit-test oranı 99 verilerine göre yaklaşık iki katı düzeyinde artmış ve genel kabul gören  bir değerinin oldukça üzerinde gerçekleşmiştir. Bu sonuç bize stokların likitide açısından önemli bir pay oluşturmadığını göstermektedir. Ticari alacak riskinide dışarıda bırakan nakit orana da bakıldığında her iki dönemde de genel kabul gören %20 değerinin oldukça üzerinde gerçekleşmesi asit testle birlikte değerlendirdiğinde işletmenin likit fonlara yönelmiş olduğu yorumuna neden olmaktadır.

 

Sonuç olarak tüm likitide oranlarına birlikte bakıldığında sektör verileri bilinmemekle birlikte işletmenin cari dönemde likit yapıyı güçlendirdiği buna karşılık işletmenin aşırı derecede likit fon oluşturduğu söylenebilir. Bu durumun işletmenin karlılığında gelecekte olumsuz sonuç yaratabileceği ihtimaliyle birlikte gereken önlemlerin alınması tavsiye edilebilir.

 

 

C)   MALİ YAPI ORANLARI

 

İşletmenin uzun vadeli borç ödeme gücünü varlık dağılımını ve varlıkların finansmanında ne kadar yabancı kaynak ne kadar özkaynak kullanıldığının yabancı kaynak ile özkaynak arasında dengenin olup olmadığı gösteren orandır.

 

1)   Finansal Kaldıraç Oranı: İşletmenin varlıklarının finansmanında ne ölçüde

yabancı kaynak kullanıldığını gösterir. İstenilen bu oranın %50’yi geçmemesidir.Oran %50’nin altına indikçe olumlu yorumla, özkaynak ağırlıklı finansmanı tercih ettiğini belirt. %50’nin üstüne çıktıkça faiz yükünün arttığının alacakların emniyet marjının daraldığını ve işletmenin riskli bir şekilde finanslandığını belirt.

 

2)   Özkaynak Oranı: Varlıkların ne kadarının işletme sahip ve ortaklarınca

fonlandığını gösterir. Bu oranın %50’nin altına inmemesi istenir. %50’nin altına inerse finansmanda yabancı kaynak kullanıldığını ve riskli finansmanlandığını bir şekide belirt. %50 aşarsa özkaynak ağırlıklı finanslandığını belirt.

 

               3)   Finansman Oranı: İdeal oran 1 olmasıdır. 1’in altında ve üstünde çıkması

durumunda yukarıdaki yorumlar yapılır. 1’in üstü olumlu.

               NOT: Sınavda 3 mali yapı oranı diyorsa bunlardan birini özellikle finansal kaldıraç oranını.

 

4)   KVYK/Kaynak Toplamına Oranı: Pasif yapı içindeki kısa vadelinin payını

veya varlıkların finansmanını ne kadar yabancı kaynak kullanıldığını gösterir. Sanayi işletmelerinde 1/3 aşmaması istenir. Aşarsa işletme için risk yarattığını belirt

 

Ticaret işletmelerinde ise 1/3 aşabilir. Ticaret işletmesi olduğunu belirtip bunu olumsuz yorumlama.

     5)   MDV/Özkaynaklara Oranı:Bu oran bize işletmenin MDV finansmanına

özkaynağın yetip yetmediğini gösterir.

 

%100 çıkarsa özkaynağın tamamı MDV’nin finansmanında kullanılmış ve yetmiştir.

 

%100 üzerinde çıkarsa, özkaynak MDV finansmanına yetmemiş ve %100 aşan kadar yabancı kaynak kullanıldığını söyle asla detay verme

 

%100 altında çıkmışsa Örn:%90 ; Özkaynağın %90 ile MDV ile finanse edilmiştir.

 6)   UVYK Oranı: İstenilen 1/6 çıkmasıdır. Bu oran yükseldikçe varlıkların

finansmanında uzun vadeli borca yöneldiğini belirt. Bunu söylerken özkaynağın durumunu da dikkate al.

          

              7)   Duran Varlıkların Devamlı Sermayeye Oranı: 1’in üstünde çıkarsa

finansmanda kısa vadeli yabancı kaynak kullanılmıştır.

 NOT: 1. olarak Finansal Kaldıracı hesapla, 2. olarak MDV’nin Özkaynaklara oranını hesapla, Üçüncü oran olarak Kısa Vadeli, Uzun Vadeli yabancı kaynaktan tercihen kısa vadeliyi kullan.

 

 

D)   FAALİYET ORANLARI( VARLIK KULLANIM ORANLARI)

Bu grup oranlar işletme varlıklarının verimli bir şekilde kullanılıp kullanılmadığının ölçümünde kullanılır ve diğer oran gruplarının yorumuna destek oluşturur.

 

1)   STOK DEVİR HIZI:

 

a)   Ticaret İşletmesinde :

 

Bu oran bize işletmenin stoklarını bir dönem içerisinde kaç defa satışa söz konusu ettiğini gösterir. Oranın yüksek çıkması istenir. Bu oranın yüksek çıkması stoklarını bekletmeden sattığını işletmenin elinde az stok bulundurduğunu bununla beraber stok maliyetinin düştüğünü ve stoklara bağladığı kaynakların azaldığını gösterir.

 

Stoklarını kaç günde bir sattığını gösterir.

 

b)   Sanayi İşletmelerinde:

 

Bu oran bize ilk madde ve malzemenin tüketilme hızını başka bir ifade ile edinimden kullanıma kadar geçen süreyi gösterir.

 

Bu oran yarı mamüle dönüşüm hızını verir.

 

 

 Bu oran alacak devir hızı ile desteklenirse mamüllerin paraya dönüşümünü verir.

 

2)   ALACAK DEVİR HIZI:

 

 

İşletmenin bir hesap dönemi içerisinde kaç defa alacağın tahsil ettiğini gösterir. Oranın yükselen bir eğilimde olması olumlu yorumlanır.

 

Bu oran işletmenin alacaklarını kaç günde bir tahsil edildiğini gösterir. İşletmenin uyguladığı standart vade yapısına bakılarak yaklaşık 33 civarında olması normal karşılanır.

 

3)   AKTİF DEVİR HIZI:

 

 

 

Bu oran bize işletmenin sahip olduğu varlıkların kullanmadaki etkinliğini gösterir. Yüksek çıkması aktiflerin verimliliğinin arttığı şeklinde yorumlanmalıdır.

 

4)   MDV DEVİR HIZI:

 

 

 

Oranın yüksek çıkması istenir. Düşük çıkması işletmede atıl kapasite olduğu yani yapılan yatırımın geri dönmediğini gösterir.

 

E)   KÂRLILIK ORANLARI:

 

 

1)   BRÜT KARLILIK ORANI:

 

 

 

İşletmenin satış konusundaki karlılığını gösterir oranın yüksek çıkması istenir her 100 liralık net satışın kaç lirasının brüt satış kârına dönüştüğünü verir.

 

 

2)   İŞ HACMİ RANTABİLİTESİ ( FAALİYET KARI ORANI ):

 

 

 

 

İşletmenin ana faaliyet konusundaki karlılığını verir. Her 100 liralık net satışın yüzde kaçının faaliyet karına dönüştüğünü gösterir.

 

3)   DÖNEM NET KARI ORANI:

 

 

 

Bu oran satış hasılatının yüzde kaçının işletme sahiplerine kaldığını gösterir.

 

 

4)   MALİ RANTABİLİTE (ÖZKAYNAK) ORANI:

 

 

 

 

Bu oran işletme sahip ve ortaklarınca sağlanmış olan kaynağın verimli kullanılıp kullanılmadığını gösterir. Bu oranın değerlendirilmesinde önemli olan ölçüt sermayenin fırsat maliyetidir.

 

 

 

 

5)   FAİZLERİ KARŞILAMA ORANI:

 

 

 

Bu oranın yüksek çıkması istenir. Bu durum karlı bir şekilde çalıştığını ve uygun koşullarda borçlandığını gösterir.

 

6)   VARLIKLARIN KARLILIĞI ORANI:

 

 

 

Bu oran bize işletmenin varlıklarının ne ölçüde karlı kullandığını gösterir yükselme eğiliminde olması olumlu karşılanır.